FAKTORİNG KREDİ Mİ?
Faktoring şirketlerinin kuruluşu ve çalışma esasları bu konudaki düzenlemelerle yürütülmektedir ve faktoring işlemleri Hazine Müsteşarlığının denetimi altındadır. Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmelik, Ödünç Para Verme İşleri Hakkındaki 90 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yürütülmektedir. Yani devlet faktoringi bir ödünç para verme işlemi olarak nitelendirmektedir. Bu çerçevede faktoring işlemleri ve şirketleri yakında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun görev alanına alınacaktır. Zaten bir çesit bankerlik işlemi olarak nitelendirildiği için faktoring şirketlerinin faaliyetleri nedeniyle elde ettikleri gelirler Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’ne tabi tutulmaktadır. Faktoring acaba gerçekten bir ödünç para verme işlemi midir?
Bilindiği gibi faktoring işleminin gerçekleştirilmesi için bir Satıcının mevcut bir alacağını herhangi bir faktoring şirketine temlik etmesi ve bu faktoring şirketinin bu alacağın tahsilini üstlenmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle Satıcı alacak hakkını Faktor’e devretmekte ve Faktor’den alacaklı konuma geçmektedir. Artık işlemin borçlusu Faktore, Faktor de Satıcıya borçlanmıştır. Satıcının talebine ve Faktor’ün onayına bağlı olarak Faktor, Satıcı’ya olan borcunun bir kısmını ödemeyi taahhüt ettiği tarihten önce kapatabilir. Gerçekte ödenmesi gereken tarihten daha erken yapılan bu ödeme için elbette bir iskonto alınacaktır. Ticari yaşamdan bir örnek verecek olursak konu biraz daha açıklığa kavuşacaktır.
Bir mobilyacıdan 5 ay vade ile 1 milyar TL bedelindeki bir salon takımı aldığımızı düşünelim. Yani mobilyacı bize teslim etmiş olduğu takım karşılığında bizden beş ay içinde tahsil etmek üzere bir milyar TL alacaklı konuma gelecektir. Kısa bir süre sonra da bir yerden elimize para geçmiş olsun ve borcumuzu kapatmak üzere mobilyacıya gitmiş olalım. Normalde mobilyacıya ödeme yapma taahhüdümüz 5 ay sonra iken elimizdeki parayı hemen ödeyerek borcumuzu kapatmak istediğimizde mobilyacı bize muhakkak ki bir indirim yapacaktır. Çünkü ona beş ay içerisinde ödememiz gereken paranın tamamını ya da önemli bir kısmını hemen ödemiş olacağız. Bu ödemeyi yaptığımızda mobilyacı muhasebesinde bizden olan alacağı ile ilgili hesabına tahsil ettiği tutar kadar alacak kaydı yaratacak ve yaptığı ıskontoyu da yine satış ıskontosu olarak kaydedecektir. Eğer kısmi ödeme yapmış isek mobilyacıya hala bir borcumuz kalacaktır. Eğer örneğin garanti süresi içerisinde mobilyaların iadesini gerektirecek kadar kusurlar varsa iade edilen mobilyalar karşılığında mobilyacıya ödenmiş olan paralar geri istenecektir.
Faktoring şirketleri de ticari bir ilişki içerisinde satıcıdan alacağı temlik alarak ona borçlanır ve ödemek üzere angaje oldukları paraları erken ödedikleri taktirde iskonto alırlar. Eğer kısmi ön ödeme yapmışlar ise belli koşulların sağlanmasından sonra bakiyeyi de ödeyip hesabı kapatırlar. Ancak daha sonra ortaya çıkacak olan satıcıya doğrudan ödeme, maldaki reklamasyon veya anlaşmaya bağlı olarak borçlunun ödeme yapmaması durumlarında satıcıya yapılmış olan önödeme geri istenir. Mobilya örneğine geri dönersek, acaba faktoring şirketi mobilyacıya parasını erken vermiş olmakla ona kredi mi kullandırdı? Örneğin ödediği para borcu tam kapatmaya yetmedi ise kim kime borçlu? Mobilyacı mı faktore, faktor mü mobilyacıya? Yani aslında mobilyalarda bir sorun yok ise, ki hiç kimse başlangıçta buna göre hareket etmez, mobilyalar (temlik edilen alacak) elimizde iken hep biz mobilyacıya borçluyuz. O zaman mobilyacı tarafından kredilendirilen taraf biz oluyoruz. Mobilyalar bozuk çıktığında ise o güne kadar gerçekte hak edilmediği halde vermiş olduğumuz bütün paraları (önödeme) faizi ile birlikte geri istiyoruz. İşte faktoringin mantığı.
Muhasebeleştirmesine baktığımızda şöyle bir durumla karşılaşıyoruz:
- Faturanın Düzenlenmesi
Müşteri C/H 100
Satışlar 100
-
Alacağın Faktore Temliki
Faktor C/H
100
Müşteri
C/H 100
-
Önödeme (İsteğe Bağlı)
Kasa, Banka
80
Faktor
C/H 80
Örnekten
de görüleceği gibi sonuçta hala Faktoring şirketinin Satıcıya 20 birimlik bir
borcu bulunmaktadır. Dolayısıyla, ”Faktoring
işlemleri sonuçlanıncaya kadar varlığını kaybetmeyen alacaklarla ilgili olarak
Satıcı-Faktor ilişkisinde kredilendirilen taraf Faktor olduğu için
Faktoring ön ödemesini Satıcıya verilen bir kredi olarak nitelendirmek veya
ödünç para verme kapsamına almak “teorik” olarak mümkün olmamalıdır.”[1]
Gelelim konunun vergisel yönüne… Yine mobilyacıdan yola çıkarsak; ilk gün mobilyacıdan almış olduğumuz vade farkını da içeren fatura KDV’ye tabi idi ve bu fatura bizim kayıtlarımıza girmiş idi. Erken ödeme yapıp iskonto aldığımızda eğer biz mobilyacıya bir karşı fatura düzenliyor isek iskonto masrafını da KDV’ye tabi tutarız. Eğer mobilyacı iade faturası düzenliyor ise yine bu bedelin KDV’sini düşecektir. Peki, faktoringin BSMV ile alakası nedir?
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi üzerine Sn. Prof. Dr. Ahmet KIRMAN tarafından yazılmış olan kitapta “Factoring işleminin temelinde bir kredi verme işlemi olduğu hususunda Türk uygulamasında görüş birliğinin bulunduğu söylenebilmektedir”[2] denmekte ve bununla ilgili olarak Hazine Müsteşarlığının ve bazı uzmanların görüşlerini içeren yazılar[3] referans gösterilmektedir.
Sözkonusu kaynakta ayrıca aynen “ 90 sayılı KHK’ 545 sayılı KHK ile eklemelerin yapılmasından önce, işlemin niteliğinin kredi ve dolayısıyla bankalarca yapılacak bir özellik taşıdığının kabulü sonucunda, factoring şirketlerinin yaptıkları işlem nedeniyle banker sayılacağı ve bu nedenle banka ve sigorta muameleleri mükellefi olacağı sonucuna varılmaktaydı. Vergi idaresi de aynı görüşü taşımakta ve factoring şirketinin bankacılık muamelesi olarak kabul edilen kredi verme işini yapmasına bağlı olarak banker sayılacağı ve dolayısıyla banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefi olması gerektiği sonucuna varmakta idi.[4]
Getirilen bu düzenleme de dikkate alındığında mükellefiyete yönelik olarak finansman şirketleri açısından söylenebilecek hususların factoring şirketleri için de söylenmesi mümkün bulunmakta ve bu kuruluşların banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olduklarına şüphe bulunmamaktadır.[5]” denmektedir.
Yine bu çerçevede “Faktoring şirketlerinin, banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefi olarak kabul edilmeleri, yaptıkları bankacılık faaliyeti olan kredi işlemlerinden kaynaklandığından, benzerlerinde olduğu gibi bu işlemlerin dışındaki işlemleri nedeniyle katma değer vergisi mükellefiyetleri bulunmaktadır. Bu anlamda faktoring işlemi olarak tanımlanan işlemler sonucunda elde edilen faiz, komisyon ya da benzer gelirler üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisi ödenecek olmasına karşın, kira geliri, sabit kıymet satışı gibi işlemleri ise katma değer vergisine konu oluşturacaktır.[6]” görüşüne yer verilmiştir.
Konuya genel olarak dışarıdan baktığımızda görüyoruz ki
başlangıç aşamasında hakim olan faktoring işlemlerinin bankalarca
yapılabileceği görüşü nedeniyle faktoring, bir bankacılık faaliyeti olarak
algılanmış, bu işin gerçek sahibi olan faktoring şirketlerinin kurulmasından
sonra dahi, faktoring şirketleri bir bankacılık işlemi sayılan faktoringi
devamlı yapan kuruluşlar olarak kabul edilerek banker sayılmış ve yapılan işlem
kredi olarak kabul edilmiş ve gelirler BSMV’ye tabi
tutulmuş.
O halde pek çok açıdan önemli olan bir kararın verilmesi gerekiyor. Faktoring şirketleri, bir çeşit bankacılık işlemini sürekli yapan banka gibi şirketler midir, yoksa ayrı hizmet kurumları mıdır? Bu çerçevede örneğin bankalar gibi kredi veren ve banka gibi çalışan şirketler iseler bankalardan borçlanmalarında haksız rekabetin önlenmesi açısından bankalar arası borçlanma koşullarına tabi olmaları gerekecek ve ödünç para verdikleri ve dolayısıyla tefecilik yaptıkları iddiası ile faktoring şirketleri yargılanmayacak. Aksi bir karar olursa da faktoring işlemleri KDV’ye tabi olacak ve normal hizmet şirketleri olarak değerlendirilmeleri gerekecek.
Belki de soruyu şu şekilde sormak daha doğru; iki farklı faktoringden söz ediliyor, finansman verilsin ya da verilmesin, defter tutma, alacak takibi veya şüpheli alacaklara karşı koruma hizmetlerinden birisinin gerçekleştirilmesi halinde yerine getirilmiş sayılacak olan dünya faktoring anlayışı[7] ve “mal ve hizmet satışlarından doğmuş ya da doğacak alacakları temellük ederek tahsilatını üstlenen ve bu alacaklara karşılık ödemelerde bulunarak finansman sağlayan faktoring şirketlerinin…[8]” gerçekleştirmekte olduğu Türkiye tipi faktoring. Türkiye tipi faktoring önödeme içeriyor şeklinde yorumlandığından ve garanti hizmetini kapsamadığından gerçekten de bankaların “iskonto iştira kredileri” ile benzerlik göstermektedir. Peki faktoring bu ise dünya uygulamasındaki faktoringi ne şekilde isimlendireceğiz?
Yeni faktoring yasa tasarısının bütün bu tereddüt ve yorumlara ışık tutabilmesi dileğiyle…
Yüce UYANIK
Ocak 2003
[1] Faktoring Derneği’nin Marmaris’te yapılan “Faktoring’de Hukuksal Boyut” sempozyumunda Yüce UYANIK’ın yaptığı konuşmadan.
[2] KIRMAN,A.Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, S.245, Ankara 2001
[3] Referansta “Bkz. Hazine Müsteşarlığı Banka Kambiyo Genel Müdürlüğü’nün 26.1.994 tarih ve 6213 sayı; 17.4.1997 tarih ve 17641 sayı ile bankalara yaptığı duyurular. Ayrıca KUNTALP, Bankalar Kanunu Açısından Factoring işlemi, Bankacılar Dergisi, temmuz 1991,s.28; TEKİNALP,age., s.365; REİSOĞLU, age.,s.368-369; TCMB tarafından 26.8.1989 tarih ve 20264 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 6 sıra nolu KKDF tebliğinin 3/20. maddesinin son halinde kredi olarak değerlendirilmektedir” denmektedir.
[4] TC. Maliye Bakanlığı Gelirler Gn. Mdlüğü’nün 3.5.1991 tarih ve 31842 sayılı görüşü.
[5] TC. Maliye Bakanlığı Gelirler Gn. Mdlüğü’nün 13.3.1997 tarih ve 10440 sayılı;11.1.1999 tarih ve 846 sayılı; TC Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı’nın 7.1.1998 tarih ve 35 sayılı görüşleri.
[6] TC. Maliye Bakanlığı Gelirler Gn. Mdlüğü’nün 13.3.1997 tarih ve 10440 sayılı;11.1.1999 tarih ve 846 sayılı; TC Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı’nın 7.1.1998 tarih ve 35 sayılı görüşleri.
[7] GRIF, General Rules of International Factoring Article 1’den tercüme.
[8] Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmelik’ten. Yönetmelikte garanti hizmetinden hiçbir şekilde söz edilmemekte ve işlemin gerçekleştirilebilmesi için muhakkak ön ödeme kullandırılması gerekiyormuş gibi bir yorum yapılmaktadır. Ön ödeme gerçekte faktoringin isteğe bağlı bir hizmetidir.